Sitemizde 3551 Adet Biyografi Bulunmaktadır.
Beğen 0

İzzet Özilhan Kimdir?

Doğum Tarihi: 10 Mayıs 1920
Doğum Yeri: Develi, Kayseri,
Ölüm Tarihi: 22 Haziran 2014
Ölüm Yeri: İstanbul
Burç: Boğa
Meslek: İş adamı
İzzet Özilhan Kimdir?









İzzet Özilhan, 11 Mayıs 1920 tarihinde Kayseri, Develi’de doğmuştur. Liseyi bitirdikten sonra 17 yaşında Kayseri’de babasının bakkaliyesinde çıraklık yapmaya başlayarak iş hayatına başladı. Kemaliye, Erzurum ve Erzincan demiryollarının yapıldığı bir dönemde güzergahta çalışan işçilere bakkaliye ihtiyaçlarını yakınlarına götürerek satması onun ticaret yaşamındaki ilk tecrübesidir.

Trakya’da yaptığı askerliği bittikten sonra, İstanbul’da kaldı ve Tepebaşında bir dükkan açarak çalışmaya başladı. Daha sonra İstanbul’da 1950 yılında Mısır Çarşısı’nın arkasında Tahtakale’deki bir hırdavat dükkanında Kamil Yazıcı ile ortak işletmeciliğe başladı. İşte ortak olduktan sonra Mısır Çarşısı’nda iğneden ipliğe hemen her şeyi imalatçıdan alıp Anadolu’ya sattıkları küçük dükkandan dünyaya yayılmış Anadolu Grubu’na uzanan bir başarı öyküsü. Ortaklığın başarılı olmasıyla 1960’lı yılların sonunda Anadolu Grubu kuruldu. Anadolu Grubu, ağırlıklı olarak bira ve meşrubat, otomotiv, finans, kalem ve kırtasiye sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Grubun amiral gemisi içecek grubu olurken, ilk gözağrısı otomotiv şirketleri oldu.

1979 yılında, ortağı Kamil Yazıcı ile birlikte kurdukları Anadolu eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı, ülkemize 50’nin üzerinde kalıcı eser kazandırdı. Ölümüne kadar Anadolu Holding Onursal Başkanlığı görevini sürdürdü.

1997 yılında 9’ncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Devlet Üstün Hizmet madalyası ile ödüllendirildi.

İzzet Özilhan 1976-1982 yılları arasında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini yürüttü.

İzzet Özilhan, 1946 yılında Türkan Özilhan ile evlendi. Tuncay Özilhan (d.1947) ve Tülay Aksoy (d. 8 Ağustos 1951) adında iki çocuğu vardır. Eşi 2007 yılında vefat etti.

İzzet Özilhan, 22 Haziran 2014 tarihinde İstanbul’da ölmüştür.

Anadolu Grubunun kuruluş macerası:
İzzet Özilhan babasının yanında uzayan demiryollarını takip ederken, Kamil Yazıcı ise Aksaray’da ilk ve orta okulu okuduktan sonra iki ağabeyiyle birlikte babasının toptancı bakkaliyesinde çalışmaya başlar. Askere gidinceye kadar babasıyla birlikte çalışır Kamil, burada ticareti öğrenir.

İkilinin buluşmasına ön ayak olan ise, İzzet’in tanıdıkları vasıtasıyla İstanbul’da askerlik yapan Kamil Yazıcı’nın, Merkez Komutanlığı’na alınmasını sağlamakla başlar. Hemşerisi olan Merkez Komutanı’ndan, Kamil’in Merkez’e alınmasını isteyen İzzet, böylelikle yarım asrı aşan bir yola çıkacağı yol arkadaşını da bulmuş olur. Kamil’in Merkez Komutanlığı’na alınması Kamil için oldukça iyi olmuştur. Zira Kamil Yazıcı, bu sayede hem İstanbul’dan kopmamış oluyor hem de babasının Aksaray’da işlettiği dükkana mal gönderebiliyor.

Kamil Yazıcı askerliğini bittirdikten sonra İzzet Özilhan ile ortak olmak istediğini söyler. İzzet Özilhan ile ortak çalışmaya başlayan Kamil Yazıcı, diğer ağabeyi Nuri Yazıcı’yı da İstanbul’a getirtir ve yanlarında çalışmasını sağlar.

İki yol arkadaşının ilk işi, Mısır Çarşısı’nın yukarısında alt katı oyuncakçı, üst katında ise hırdavat ve kırtasiye ile iğneden ipliğe hemen her şeyi imalatçıdan alıp Anadolu’ya sattıkları bir dükkan olur. İkilinin bu ilk işinde iki ortakları daha vardır. İlk ortaklığa başladıkların bu dükkanı bir süre sonra diğer iki ortaklarına bırakan ikili, ithala başlar. “Yeni Sivas Emniyet Komandit Şirketi’’ni satın alıp, ithalata başlıyan ikili bu sayede dışarı açılma imkanı buluyor. Önce Çekoslovakya’dan boncuk, Polonya’dan porselen getiriyorlar.

Çekoslovakya’ya gidip gelirken, Skoda tesislerini geziyorlar. Bu arada bir miktar sermaye de oluşmuş durumda. Skoda’nın temsilciliğini alarak, otomotiv sektörüne ilk adımı atıyorlar. 1960’larda yıllık otomobil satışları bine ulaşıyor. Böylece ikinci sermaye birikimini de Skoda ile elde ediyorlar.

O sıralar ilk kez montaj kararnamesi çıkıyor ve hafif sanayileşme dönemi başlıyor. O gün metrekaresi 25 kuruştan Kartal’da 170 dönümlük arazi satın alınıyor. Bu, 1993 itibariyle 5 trilyon liralık ciro gerçekleştiren sanayi grubunun temelini de oluşturuyor. AEH’in sanayi tecrübesi, Skoda ve Jawa motosiklet montajı ile burada başlıyor

Çekoslovakya, Yazıcı ve Özilhan ailelerinin ticari yaşamına damgasını vuran ülke oluyor. Bira yatırımına da, en çok bira tüketilen ülkelerden biri olan Çekoslovakya’da karar veriyorlar. Bu sırada İsmet İnönü’nün girişimiyle bira üretimi, özel sektöre açılıyor. Aynı günlerde iki ortak, Koç Grubu’nun bira yatırımı için Çırpıcı Çayırı’nda aldığı ama daha sonra vazgeçtiği araziyi, bu yatırım için 3.5 milyon liraya satın alıyor. Efes Pilsen’in iki fabrikası ve Adel Kalem’in temeli, aynı gün zamanın başbakanı Süleyman Demirel tarafından atılıyor. Efes Pilsen markalı ilk biralar da 1969 yılında piyasaya sunuluyor

SPONSOR REKLAM

Daha sonra bugün kalem ve kırtasiye sektörünün en bilinen markası Adel faaliyete geçer. Aynı dönemde hafif alkollü içecek sektörüne de giren iki ortak, Efes Pilsen’in ilk adımlarını önce İstanbul ve İzmir ardından Adana’da bira fabrikaları kurarak girer. Bu arada Afyon ve Konya’da malt fabrikaları kurulur. Yine bu dönemde grubun ilk göz ağrısın konumundaki Isuzu kamyonet üretim ve pazarlama faaliyetleri başlar ve Lada otomobillerinin ithal edilip pazarlamasına başlar. İkili son dönemlerde ise, stratejik plan döneminde uluslararası şirketlerle işbirliklerini geliştirme kararı aldır. The Coca-Cola Company ile Türki Cumhuriyetler’de şişeleme fabrikaları kurulur. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’da kurulu fabrikalar, üretim ve pazarlama faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor.

Coca-Cola ile yurt dışında başlayan işbirliği sonunda Türkiye’de de Coca-Cola İçecek’in yüzde 40 hissesine sahip olmakla yurt içinde de gelişir.

Bu süreçte hafif alkollü içecek sektöründe Türkiye’de elde ettiği tecrübeyi Rusya ve Türki Cumhuriyetlerede taşıyan ikili Efes Pilsen ile 35 yılda bir dünya markası yaratmayı başarır.

Ancak işler elbetteki hemen her zaman yolunda da gitmedi; bu uzun yolculukta büyük sıkıntılar da yaşandı elbet… Bira hem Grubun çıkışını, hem de çöküşünü getirir. Zira Anadolu Grubu’nu en çok yıpratan süreç, 1980’lerin sonlarında yaşanır. Turgut Özal, 1980’li yılların sonunda iktidara gelince bira satışlarına kısıtlama getirir. Bu karar, Anadolu Efes’in satışlarının yarı yarıya azalmasına sebep olur. Grubun o dönemde içine düştüğü zor durumu Tuncay Özilhan şöyle anlatıyor: “Birada hızlı bir gelişme var ve her yıl yüzde 20’ler civarında büyüyoruz. 80’li yıllarda 3 bira fabrikasına sahibiz. Biramız, Skoda’mız, Adel Kalem’imiz, bir de Nasaş’ımız var. Buraya kadar çok sıhhatliydik. Ve bira satışının ruhsata bağlanması sonun başlangıcı oldu.

Evet, 1984’te bira ruhsata bağlanınca 200 milyon litre satışımız, 114 milyon litreye geriledi. 1985’te zarar ettik. Borç yükümüz 25 – 30 milyar civarında. Bütün dengemiz bozuldu. Konya’daki malt fabrikası yatırımımız atıl kaldı. Bir anda gelen bira kısıtlamasıyla kanadı kesilmiş kuş misali uçamaz hale geldik. Ancak biz bu süreçte küçülme kararı aldık. Bankalara açık, dürüst bir şekilde durumumuz bu, mal varlığımız bu dedik. En büyük alacaklı İş Bankası’ydı. Şirket sayısını 30’dan 20’ye düşürdük. Maret’teki yüzde 50 hissemizi Koç’a, Nasaş’taki yüzde 34 hissemizi İş Bankası’na, BMC’deki yüzde 30’u da Yapı Kredi’ye verdik. Galleria’dan çekildik. Bazı bankalar gümrükteki mallarımıza bile haciz koydu. Bazıları fabrikadan biraları götürdü. Sonunda çekirdek işlerimize döndük.”

Grup yarım asrı deviren bir noktaya geldiğinde İzzet Özilhan Kamil Yazıcı hala beraberlerdir ve hala her sabah işe düzenli bir şekilde gelip giderler; ancak elbetteki daha rahatlar. Zira kurdukları düzen onlar olmasa da artık yüyür bir konuma gelmiştir.

İki çınarın, biri bakkal dükkanında, diğeri demiryollarının kenarındaki dükkanlarda başlayan iş yaşamları, neredeyse 10 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan dev bir imparatorlukla sonlanıyor… Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan 30 Ocak 2008 itibareyle bayrağı çocuklarına bırktı. Ancak bu bayrak devretme farklı bir yöntem de izledi. Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Kamil Yazıcı görevini Tuncay Özilhan’a, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürüten İzzet Özilhan ise görevini İbrahim Yazıcı’ya bıraktı. Yani görevlerini kendi çocuklarına değil, ortaklarının çocuklarına devrederek ayrılıyorlar…

Türkiye’de 50 yılı deviren ender aile şirketleri var; bunlardan biri de Anadolu Grubu. Tuncay Özilhan, Grubun başarısını şu sözlerle değerlendirdi: “Güven çok önemli. Her iki aile de çok şeffaf ve birbirlerine güvenen aileler. Bizde ‘Ya ikna ol, ya ikna et’ mantığı vardır.

Burada ikinci ve üçüncü nesiller çok önemli. Orda da bir anayasamız var. 12 tane üçüncü nesilden gençler var. Bunların hepsi çok iyi eğitim almak zorunda. Profesyonel hayata girmeye karar verdikleri takdirde alt kademelerden uzman yardımcısı fonksiyonuyla girip ve diğer uzman yardımcısı olarak girenlerden farkı olmadan çalışıyorlar. Aileler buna bu zamana kadar müdahale etmediler. Desteklediler. O gençler çok iyi yetişiyor. Bunların içinde genel müdürlerimiz, müdürlerimiz var. İleride mülkiyet hakları da olacak. Yönetim kurulunda da oturacaklar. Bu arada amirleri tarafından değerlendiriliyorlar. İltimas katiyyen yok. Onun oğlu bunun torunu yok”.

Rakamlarla Anadolu Grubu
– 2007 cirosu 4.3 milyar dolar
– Yüzde 15 büyüme sağladı
– 2008 büyüme hedefi yüzde 10
– Grup istihdami 20 bin kisi
– Is hacminin yüzde 65’i içecekte
– 10 sektörde faaliyeti var:
– İçecek – Otomotiv – Finans
– Kırtasiye – Sağlık – Elektronik
– Gıda – Ambalaj – Bilişim – Enerji

Grubun gündeminde neler var?

– Heineken’le Özbekistan,Kazakistan, Sırbistan operasyonlarının tamamlanması
– Enerji özelleştirmeleri
– Sinop-Gerze’de termik santral
– Isuzu’yla beraber pikap üretimi
– Koreli LS traktör markasının distirübütörlüğü
– Erbil’de Coca Cola dolum tesisinin açılması
– Elazığ’da Coca Cola dolum tesisinin kurulması
– Birada yeni birkaç pazara giriş
– Finansta yabancı ortaklık
– McDonalds restoranlarının artırılması
– Samsung’la telefonda da işbirliği
– Ataşehir’de tıp merkezi kurulması
– Tıp ağırlıklı üniversite kurulması
– Holding merkezinde büyük bir gayrimenkul projesi

SPONSOR REKLAM

Kaynak:Biyografi.info

Yorumlar