Sitemizde 6060 Adet Biyografi Bulunmaktadır.
Beğen 0

II. İzzeddin Keykavus Kimdir?

Doğum Tarihi: ?? ?? 1235
Doğum Yeri: Konya
Ölüm Tarihi: 30 Kasım 1278
Ölüm Yeri: Kırım Yarımadası
II. İzzeddin Keykavus Kimdir?








14. Anadolu Selçuklu sultanıdır. 1246 – 1260 yılları arasında hüküm sürmüştür.

II. İzzeddin Keykavus, 1235 yılında Konya’da doğmuştur. II. Gıyaseddin Keyhusrev’in büyük oğludur. Annesi Konyalı zengin bir papazın kızı olan Berduliye Hatun’dur. Çocukluğu Uluborlu Kalesinde geçmiştir.

Babası II. Gıyaseddin Keyhusrev, 1246 yılında Antalya, Alanya’da 25 yaşında öldüğünde bir Bizans papazının kızından doğan büyük oğlu II. İzzeddin Keykavus 11 yaşındaydı. Rum cariyesinden doğan 2. oğlu IV. Kılıçarslan, 9 yaşında idi. Gürcü kraliçesi Rusudan’ın kızı 2. Tamara’dan doğan 3. oğlu II. Alaaddin Keykubad, 7 yaşında idi. II. Gıyaseddin Keyhusrev, ölmeden önce küçük oğlu II. Alaaddin Keykubad’i veliaht olarak vasiyet etmişti. Ancak güçlü vezir Celaleddin Karatay, üç şehzadeyi birlikte tahta oturtmuş, cuma hutbelerini üçü adına okutmuştur.

II. Gıyaseddin Keyhusrev 1243 yılında Kösedağ Savaşı ‘nda Moğol komutanı Baycu Noyan’a yenilerek Antalya’ya kaçmış ve 1246 yılında orada öldüğünde; geride kalan oğullarından en büyüğü II. İzzeddin Keykâvus onbir yaşındaydı. Ortanca oğlu IV. Kılıç Arslan 9 yaşında idi. Buna rağmen veliaht olarak en küçük oğlu 7 yaşındaki II. Alaaddin Keykubad’ı seçmişti. Ancak ileri gelen devlet adamlarından vezir Şemseddin Muhammed, Şemseddin Hasoğuz, Esededdin Ruzbe ve Celaleddin Karatay, büyük oğulun hükümdar olmasının daha yerinde olacağını düşünerek II. İzzeddin Keykâvus’u tahta çıkardılar.

Celaleddin Karatay da II. İzzeddin Keykâvus’un saltanat naibi oldu. Ancak vezir Şemseddin Muhammed devleti tek başına yönetmeye kalkınca Celaleddin Karatay onu 25 Mart 1249 tarihinde öldürtüp yönetimi eline aldı.

Tahta önce II. İzzeddin Keykavus geçti ve aynı yıl içinde kardeşi IV. Kılıç Arslan‘ı Moğol Hanı Güyük’ün tahta çıkma töreninde hazır bulunmak üzere Moğolistan’a elçi olarak gönderdi. Moğollar IV. Kılıç Arslan’dan hoşnut kalarak onu Anadolu Selçuklu Sultanı olarak tanıdılar. IV. Kılıç Arslan 1248’de Sivas’ta tahta çıktı. Böylece II. İzzeddin Keykavus ve IV. Kılıç Arslan arasında taht kavgaları başladı. Üçüncü ve en küçük kardeş olan II. Alaaddin Keykubad da taht kavgalarına katıldı. Ancak Anadolu’nun ileri gelenlerinin araya girmesi ve vezir Celaleddin Karatay’ın gayretleri ile üç kardeş ortak olarak saltanat sürmeye ikna edildiler. Böylece 1249 yılında Anadolu Selçuklu Devleti tarihinde 8 yıl sürecek üçlü iktidar dönemi başlamış oldu.

Ortak süren bu saltanat döneminde yaş sırasıyla üç sultanın da adı hutbede okunuyor, sikke, kitâbe ve belgelere yazılıyordu; bazen de büyük sultan sıfatıyla sadece II. İzzeddin Keykâvus zikrediliyordu.

II. İzzeddin Keykavus, Kızılırmak nehrinin batısında hüküm sürdü. IV. Kılıç Arslan ve II. Alaaddin Keykubad da Kızılırmak’ın doğusunda Tokat merkezli doğu illerinin başında hüküm sürdüler. 1256 yılında Moğol kumandanı Baycu Noyan tekrar Anadolu‘ya bir sefer yaptı. Aksaray yakınlarında II. İzzeddin Keykavus‘un ordusunu yenilgiye uğrattı ve böylece Anadolu tamamen Moğol egemenliğine girmiş oldu.

1254 yılında Moğol hükümdarı Mengü Han’ın toplantıya çağırdığı kurultaya katılmak için yola çıkan II. İzzeddin Keykâvus Sivas’a geldiğinde Celaleddin Karatay’ın ölüm haberini aldı ve kapıldığı büyük üzüntü sebebiyle Moğolistan’a gitmekten vazgeçip yerine küçük kardeşi II. Alaaddin Keykubad’ı göndermeye karar verdi, bu durumu bir mektupla Mengü Han’a bildirdi. II. Alaaddin Keykubad’ın maiyetinde Seyfeddin Torumtay, Şücâeddin Abdurrahman ve Lala Bedreddin Muslih gibi kumandan ve devlet adamları da vardı; bu kişiler, babası tarafından veliaht ilân edilmesinden dolayı sultanlığın yalnız Alâeddin Keykubad’ın hakkı olduğunu açıkça söylüyorlardı. Bunlar, Moğollar’ın para ve mala karşı duydukları zaafı çok iyi bildikleri için Selçuklu tahtının sadece II. Alaaddin Keykubad’a tevcih edileceğinden ve kendilerine de önemli mevkiler verileceğinden emindiler; çünkü yanlarında çok kıymetli hediyeler götürüyorlar, bu sebeple de korkmadan konuşuyorlardı. Bu sözlerinden dolayı onlardan hiçbiri Keykubad’a refakat etmekten alıkonulmadı ve hepsi bu şekilde Erzurum’a vardı.

Erzurum’da bir gece kalarak yemek yiyip içki içtikten sonra uyumak için odalarına çekildiler, fakat sabahleyin II. Alaaddin Keykubad odasında ölü bulundu. Ölüm sebebi araştırıldı, ancak anlaşılmadı. II. Alaaddin Keykubad 1257’da bilinmeyen nedenlerle ölünce tahtta yalnızca iki kardeşe kalmış oldu.

İzzeddin Keykâvus Celaleddin Karatay’ın ölümünden sonra gayri ahlâkî davranışlarda bulunuyor ve çevresindeki kötü insanların tesirinde kalıyordu. Hristiyan dayıları Kir Haya ile Kir Kedîd de devlet işlerine müdahale ediyorlardı. Bu durum İzzeddin Keykâvus aleyhinde bir kamuoyu oluşmasına sebep oldu.

Daha sonra Moğollar ile yapılan savaşta yenik düşen II. İzzeddin Keykavus önce Antalya’ya sonra da 1261 yılında İstanbul’a giderek Bizans’a sığındı.

II. İzzeddin Keykavus’un dayısı Kir Kedid Bizans’da onu ve adamlarını “Kendisine karşı komplo hazırlığı yaptıkları, onu devirip, Bizans’ı ele geçirecekleri” ihbarını yapınca, imparator VIII. Mihail, İzzettin’in komutanları Uğurlu, Ali Bahadır ve Erzincanlı Nurettin’i hemen tutuklayıp, Ali Bahadır’ı ve Nurettin’i öldürdü. Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti. II. İzzettin Keykavus’u 1262 yılında Aynos (Enez) kalesinde zindana attı. İzzettin’in karısı ve oğulları Gıyasettin Mesut ile Rüknettin Keyümers de İstanbul’da gözetim altına alındı.

Altınordu hükümdarı Berke Han, komutan Toktagu Han’ı ve Gazi Erenlerin komutanı Sarı Saltuk’un oğlu Seyyit İsmail’i gönderip, Sultan II. İzzettin’i zindandan kurtararak Kırım’a 1262 yılında getirdi. Orada kızı ile evlendirip, Sudak ve Sulhat kentlerinin gelirini de ona verdi.

II. İzzeddin Keykavus, 1279 yılında 44 yaşında iken Kırım Yarımadasında ölmüştür.

II. İzzeddin Keykavus, henüz 11 yaşında iken tahta çıkmış, üç yıl müstakil dört yıl da müşterek saltanat sürmüş, bilâhare iki yıl daha tek başına saltanat sürmüştür. Sultan Izzeddin 16 yıl süren ve karışıklık içinde geçen hükümdarlıktan sonra 27 yaşında iken vatanını terk ederek İstanbul’a gitmiş, 17 yıl gurbette yaşamış ve 44 yaşında ölmüştür. Ahlâkî açıdan zayıf bir şahsiyet oluşu daha çok Hıristiyan dayılarının tesirinde kalışına bağlanmaktadır. Bununla beraber Moğollara karşı mücadele etmiş ve Anadolu‘yu onlardan kurtarmaya çalışmıştır. Bu iç mücadeleler sırasında başta Konya olmak üzere bütün ülkede huzur ve güven kalmamıştır.

Biyografide Hata Var

Yorumlar